30 Haziran 2010 Çarşamba

Geç Kalanların İnanılmaz Rahatlığı

İstanbul trafiğinde özellikle işe gidiş saatleri olan sabah 8-9 arası yola çıkıyorsanız gideceğiniz yere zamanında ulaşmanız mümkün değil. Zamanında yetişebilmek için yola normalden en az yarım saat erken çıkmalısınız; bunu İstanbul'da yaşayan herkesin bildiğini zannediyorum. Örneğin benim oturduğum yerle Kadıköy arasında trafik yokken otomobille 15 dakikada, trafik yokken İETT ile 35-40 dakikada, bu bahsettiğim iş saatlerinde 60-70 dakikada yolculuk edilebiliyor. Bir de bu yoğun saatlerde trafik kazası olmuşsa 1.5 saati bulan bir yolculuk yaşayabiliyoruz.

Bu saatlerde işine giden insanlar trafiği de hesaba katarak evlerinden çıkıyorlardır mutlaka. Ama olağan dışı gecikmelerde bile büyük çoğunluğu işçi, memur veya benim gibi öğrenci olan insanların büyük bir çoğunluğunun yüzünde en ufak bile bir geç kalma endişesi görmüyorum. Yani otobüs arızalanmış ve yarım saat geç gelmiş, üzerine İstanbul trafiğine maruz kalmışız, bir de kaza olmuş derken defalarca 2 saate yakın sürede Kadıköy'e vardığımı hatırlıyorum. İşte bu durumda bile otobüste kendimden başka geç kalmayı sorun eden bir kimseye rastlamıyorum ki ben de sabah derslerine en ufak bir heves duymadan gidiyorum, yetişemememle en ufak birşey kaçıracağımı düşünmüyorum. Kimisi umarsızca müzik dinlemeye devam ediyor, kimisi geceden yarım kalan uykusuna devam ediyor, kimisi kafasına göre trafik çözüm önerileri sunma geyiklerine girişiyor.(burada en çok tepki çeken de otomobillerde tek kişi yolculuk edenler oluyor) 22 koltuklu olup da iş saatlerinde yaklaşık 200 kişiye ev sahipliği yapan efsanevi Ikarus'ların içinde bu normalden neredeyse 1 saat daha fazla olan gecikmeden rahatsız olduğu belli olan kişi sayısı 5'i geçmiyor nedense.

Ya gerçekten bu durumdan sıkıntı duyuyorlar ana sıkıntı davranışlarına hiçbir şekilde yansımıyor, ya da bu insanların hepsi işsiz veya işlerinin patronu, bir türlü çözemedim vesselam.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder