- Olm inanmıcaksın ama dün gece bizim balkondan ufo gördüm.
+ Puhahauha ne ufosu lan kafayı mı sıyırdın? Çok fazla film izliyosun bak etkileniyosun.
- Ya gerçekten gördüm biliyosun yoksa ben de inanmam ufoya mufoya ama bunu gördüm. Böyle yemyeşil parlıyodu, önce yavaşça bi tarafa gidiyodu sonra havada asılı kalıp bi başka tarafa gidiyodu.
+ Tamam anladım inanıyorum ben sana. (İç ses: Yazık lan sıyırdı çocuk)
Olay 12-13 yaşlarımda başımdan geçti. Bu olaydan önce ufolara hiç inanmazdım. Şimdi inanıyor muyum? Hayır hala inanmıyorum. Ama o gün bi ufo gördüm. Yemyeşil ışıklar saçıyordu. Havada bir süre asılı kalıyor, sonra bir süre sağa bir süre sola gidip tekrar havada asılı kalıyordu. Bunları izleyen ben hemen bu cismin ne olduğuna dair fikir yürütmeye başladım. Uçak olamazdı çünkü havada asılı kalıyordu. Helikopter olamazdı, zira helikoptere göre fazla büyüktü ve yeşil ışıklar saçıyordu. O yaştaki hava araçları bilgi dağarcığım da normal olarak bu kadarına müsade ediyordu, o cisim benim için ufo’ydu artık. Ufo da zaten “tanımlanamayan uçan obje” demek değil mi? Artık arkadaşlarıma, çevremdekilere, aileme anlatacak çok ilginç bi konum vardı ve ben bu konudan bahsedince ortamdaki herkes susacak beni dinleyecekti. Çocuk aklı işte...
- Ya o değil de ben dün gece ufo gördüm böyle yeşilli falan...
+ Oha lan ciddi misin? Nasıldı anlatsana?
- Neyini anlatiim ufo işte ya bildiğin.
Olaylar bu şekilde karizmatik bir şekilde anlatım yapmama izin verecek şekilde gelişmedi tabi.
2-3 gün sonra akşam 9-10 civarlarında mutfak balkonundan bakarken yine o cismi gördüm. Ama bu sefer öncekinden daha yakındı ve gitgide yaklaşıyordu. Bende ufaktan bir korku başladı ama bu cismi detaylı görme fırsatı bulacağım için de heyecanlıydım bir yandan. Ufo yavaş yavaş yaklaşmaya devam ederken benim heyecanım da katlanarak artıyordu. Birkaç dakika sonra ufo üzerinde bir takım yazılar olduğunu seçebilecek kadar yaklaşmıştı artık. Bundan birkaç dakika sonra da artık harfleri tek tek seçebilmeye başlamıştım. Önce ilk harf, sonra ikinci ve üçüncü. “A”, “Y”, “G”…
Sonunda cisim tüm yazıyı okuyabilecek kadar yaklaşmıştı. "AYGAZ" yazıyordu ufonun üzerinde. Hayır, Aygaz sponsorluğunda dünyamızı keşfe gelen bir ufo değildi cisim. Zaten iyice yaklaşınca cismin ana hatları da daha belirgin hale geldi. Meğer benim ufo zannettiğim cisim Koç'un Aygaz'ın yeni logosunu tanıtmak için uçurduğu zeplinmiş. Yeşil bile değilmiş aslında, sadece bol ışığı zeplinin üzerine verince uzaklardan yeşil olarak gözükmüş o kadar.
Zeplin tabi be çocuk ne ufosu, ufo da neymiş? Ama 12 yaşındayken havada asılı kalabilen, garip, parlak yeşil bir cisim görürseniz o yaştaki idrak kabiliyetinizle bu kadarını düşünebiliyorsunuz. Evet belki o yaşta o cismin zeplin olduğunu anlayabilen süper zeki çocuklar vardır, saygı duyuyorum, ama o gün ben rezil olduğumla kaldım.
- Olm o cisim ufo değilmiş, zeplinmiş.
+ Zeplin ne ya?
- Offf!